23.1.15

hayretler içinde adetaların daniskası

ben genelde ayakları yere basmayan biriyim. ayakların yere basması nasıl bir şeydir, hiç öğrenmedim. hayatta öğrenilmeyen şeyler var ve onları boynunuza asıp dolaşmanız gerekiyor. ben bunları bakın nasıl da öğrenemedim diye. sonra gelsin ayağı yere sağlam basan birtakım güzel abiler alsın sizi götürsünler, biraz size aşık olsunlar, sonra size biraz daha aşık olsunlar. aşık olunca türkçe sözlü pop müzik dinlemeyen var mıdır? dinlemeyen adam mıdır? önce ahmet abi'ye sonra soner abi'ye selam. hayatımda kimseye abi demeyi sevmedim de işte laf olsun. "görebileceğim bir yerde dur." ya da siktir git.

18.1.15

düşünüyorum da hiçbir şey seninle alakalı değil.
şu anda camdan dışarı baktığımda yol kenarında yürüyen sen değilsin.
ellerini cebine sokmamışsın ve kafan da hafifçe önüne doğru eğilmemiş.
araba geçmiyor mesela senin yürüdüğün yoldan.
caddede yol boyu ışıklar yanmıyor.
apartmanlardan sarı ışıklar yayılmıyor sokağı aydınlatan.
şu apartmanın köpeği de avaz avaz bağırmıyor.
kapısındaki mavi ışıktan hiç bahsetmiyorum bile.

bütün bu seninle hiç alakalı olmayan şeyleri düşünüyorum.
seni hiç unutmadığım için seni hiç unutmuyorum.
ama bunun seninle hiç alakası yok.

bir insanı hiç sevmemek mümkünse bunun da seninle bir ilgisi yok.
sevgin sadece karşındakini kandırmaya yetecek kadardır.
kendini kandıramazsın.
kendini kandırmak denen şey varsa,
arkasına bakmadan kaçmayıp olduğu yerde sayan kim.
kimse kim.

düşünmediğim anları seviyorum.
alt alta yazınca şiir gibi duruyor ama ben şiir yazmam.

annesini sevmeyen anneden anne olmaz.
copla ayak kırılmaz.
her canlının ağzına sıçılmaz.